Kremalı Poğaça

Evdeki yufka ve milföy stokları tükenince, habersiz gelen konuğumla beş çayının yanında hazırladığım kremalı poğaçalarımı yerkenki halimizi görmeliydiniz! :)) Aynı anda aldığımız koca bir ısırık, akabinde göz göze gelen patlamış gözler ve tanrım acaba kendimi nasıl tutacağım hissinin ardından "anın tadını çıkar ve dileğin kadar ye" deyip salıvermişlik hali. Sonuç; midede akşam yemeğine yer kalmamış, üzerine içilen sade soda kesmemiş, bir de churchill (soda, limon ve tuz) yapılmış ve ancak kendine gelinmiş! Zannetmeyin ki sadece menüdeki poğaça beni bu hale getirdi. Yanında makarna salatası, çikolatalı kek ve mis gibi bergamot kokulu çayımız vardı. Ama o derin mi derin kahkaha dolu sohbetimizden tatlısı yoktu günün sonunda...
İçindeki kremadan mütevellit dokunduğunuz anda parmak iziniz kalacak kadar yumuşak ve hafif bir poğaça. Öyle sanıyorum ki geç bayatlayacak nitelikte. Göreceğiz; kalırsa ;). İç malzemesinde beyaz peynir kullandım. İsterseniz yeşillik, patates, çemen yada farklı peynir türleriyle çeşitlendirebilirsiniz.


Malzemeler:
1 kutu krema,
1 su bardağı süt,
1 paket instant (kuru) maya,
Yarım su bardağı sıvıyağ,
2 çorba kaşığı şeker,
1 yumurta,
1 tatlı kaşığı tuz,
4 yada 5 bardak un,
Üzerine:
Yumurta sarısı ve haşhaş


Yapılışı;
Ilık sütün içerisine -yaş yada kuru nasıl tercih ederseniz- maya eklenip şeker ile birlikte eritilir. Yumurta beyazı, sıvı yağ ve krema da eklenip hafifçe karıştırılır el yordamıyla. Sonunda da un elenerek tuz ile birlikte ilave edilir,  diğer yandan yoğurmaya başlanır. Hamur ele yapışmayacak ve  yumuşak kıvamlı  olmalı. 1 saat ılık bir ortamda dinlenmeye bırakılır. Mayalanan hamurdan mandalina büyüklüğünde koparılıp içine iç malzeme eklenip yuvarlanır ve ay çöreği şekli verilir.
Yağlı kağıt serilen tepsiye dizilen poğaçalar üzerine yumurta sarısı sürüp haşhaş ektikten sonra 170 derecedeki soğuk fırına atılır ve kızarana kadar pişirilir.
Afiyet olsun :)

Damla Sakızlı ve Çikolatalı Kup

Günün en güzel saatlerinden herkese merhaba ve günaydın. Sabahlara aşığım! Derin bir sessizlik yerini ağır ağır kuş cıvıltılarına bırakır ve inceden serinlik bedenini kaplar ya, insanlar hareketlenir, yeni bir güne başlayabilmenin mutluluğu ve heyecanı ile gülümseyen çehreler kendini bulur ya, muazzam kahvaltılar hazırlanır ve çayın kokusu evi sarar ya işte ben buna aşığım....
Yaz mevsiminde sıklıkla yaptığım ve yerken müthiş haz aldığım kuplarımı sevgili dostlarıma iftiharla sunarım :)) İçerisine mevsim meyveleri, çilek, kayısı, şeftali ne dilerseniz ekleyebilir, lezzetine lezzet katabilirsiniz. Ben görüntüdeki gibi sade tercih ediyorum. 


Malzemeler:
1 litre süt, 
5 çorba kaşığı un, 
7 yemek kaşığı şeker, 
1 paket damla sakızı yada Dr. Oetker damla sakızlı vanilin,
Dr. Oetker çikolata sosu, 
2,5 su bardağı süt, 
2 dilim çikolatalı kek.

Not: Bu malzemelerden 10 adet kup çıkıyor.

Yapılışı;
Süt, un ve şeker sürekli karıştırılarak pişirilir. Pişmeye yakın dövülmüş damla sakızı eklenerek tekrar karıştırılır. Pişince ocağın altı kapatılıp ara sıra ılıklaşıncaya dek çırpılır. Diğer tarafta çikolata sosu pişirilirken bir taraftan da küçük küpler halinde kesilen kekler kuplara paylaştırılır ve önce damla sakızlı muhallebi, ardından da çikolata sosu kuplar dolana kadar doldurulur ve soğuması için buzdolabına konulur.


Afiyet olsun :)

Patlıcan Pabucaki

Merhabalar,
Herkese bol bereketli, afiyetli ve huzurlu ramazanlar diliyorum :) 
Ramazan ayının üçüncü günündeyiz ve zaman öyle hızlı akıyor gidiyor ki... Bu uzun yaz günlerinde zamanı en verimli şekilde değerlendirmenin yollarını bulmalı; zevk aldığımız şeyleri yapmalı ve sevdiğimiz insanlara daha fazla vakit ayırmalıyız. Naçizane hatırlatma niteliğindeydi ;)
Size çok hafif ve leziz bir önerim olacak kabul ederseniz. Patlıcan Pabucaki! Girit mutfağına özgü bir lezzet. Patlıcan ve peynirin buluşması.. Ben sevdim; gerçekten enfes bir buluş. Yeşillik ile birleşip bir de fırınlandımı hımmm işte size mideyi yormayacak ve keyifle yiyeceğiniz bir ara sıcak ;)


Malzemeler:
3 adet uzun patlıcan,
150 gram peynir (beyaz yada tulum peyniri),
1 çay bardağı zeytinyağı,
1 yumurta,
Yeşillikler (maydonoz, dereotu, taze nane, reyhan),
1/4 bağ yeşil soğan,
1 çay kaşığı kırmızı biber,
1 kase galeta unu.


Yapılışı;
3 adet patlıcan alacalı soyulur, uzunlamasına ikiye kesilir ve tuzlu kaynar suda haşlanır. Patlıcanların içi kaşık yardımıyla oyulur ve fırın tepsisine yerleştirilir. Peyniri tercihe bıraktım. Tulum peyniri ile de, beyazla da güzel oluyor. Peynir rendelenip oyulan patlıcanların içi peynirle karıştırılır. Baharatı, yumurtası ve yağı dökülüp tekrar harmanlanır. Yeşillikler incecik kıyılarak peynirli karışıma eklenir ve tekrar karıştırılıp yağlanılan patlıcanlara paylaştırılıp, üzerine bolca galeta unu serpilerek fırına verilir. Kızarıncaya kadar pişmeye bırakılır.
Afiyet olsun :)

Şerbeti Sütlü Revani

Bir hafta Sarp'a tuvalet eğitimi vermek üzere kampa girdik ve bu işin en iyi yazlıkta olacağına karar verip, annem ile Mordoğan yollarına koyulduk. Deniz, güneş, bahçe ve Sarp'ın tuvalet aparatları ile olağanca samimiyetimizin karşılığını umuyorum bu bir hafta sonunda alacağız :)) Şimdilik mücadelemiz son hızla sürüyor, yorgunluk ise cabası. Haklı olarak apartman çocuğu olarak yetişen nesillerin, kodesten çıkmış gibi bir halleri oluyor doğaya salınca. Neyse ki adaptasyon sürecimiz çok sürmedi. Sarp aşırı sosyal bir çocuk (bazen şanslı mıyım, değil miyim diye epey düşündürüyor bu durum beni). Girişken, sıcak kanlı ve aktif. Ha bir de korkusuz! :). Bahçede gördüğü örümceğin bacaklarını ayırmış, bakıp eğleniyordu duruma. Uzun uzun konuştuk tabi yaptığının doğru olmadığını. Doğa anadan özür diliyoruz verdiğimiz zayiattan ötürü :). Hayvanları çok seviyor; insanlardan daha zararsız olduklarını öğrenmesi hiç zor olmadı. Dilerim varolduğu sürece tüm canlılara karşı makro farkındalık ile yaklaşıp evrenin canlılar sayesinde zevkle yaşanır bir yer olduğunu unutmaz.
Günlük-vari kısa bir girişin akabinde gelelim tatlı yiyip, tatlı konuştuğumuz anlara.
İlk defa şerbeti sütlü bir tatlı denedim. İnanamayacaksınız yerken verdiği hazza. Öyle lezzetli ve hafif ki irmik ile bütünleşen süt! Bir de soğuyunca üzerine ister kaymak, ister krem şanti, isterseniz de dondurma; doyamayacaksınız vallaha. Yapımına diyecek yok; bildiğiniz kek tarifi gibi çırpıyor ve fırına atıyoruz. Kek sıcak, şerbeti soğuk döküp buzdolabında dinlenmeye bırakıyoruz. Sabredebilirseniz bir gece önceden hazırlayıp dinlendirmenizi öneririm.


Malzemeler:
4 yumurta,
4 yemek kaşığı şeker,
4 yemek kaşığı un,
4 yemek kaşığı irmik,
1 paket kabartma tozu,
1 paket vanilya,

Şerbeti için:
4 su bardağı süt,
1 su bardağı şeker

Üzeri için:
Dr. Oetker kaymak tadında krem şanti,
Süt

Süslemek için:
Parça çikolata ve hindistan cevizi


Yapılışı;
Oda sıcaklığındaki yumurta ve şekeri iyice çırpalım. Vanilya ve irmiği ekledikten sonra tekrar çırpalım. Un ve kabartma tozunu birlikte karıştırıp eleyerek ilave edelim ve karıştıralım. Kaşık ölçümüz dolu dolu olacak mutlaka, katı bir karışım olmayacak. Şerbet için ise sütü ve şekeri bir taşım kaynatalım ve soğumaya alalım. Kek sıcak, şerbeti soğuk olmalı. Bir kepçe yardımıyla her yeri eşit şekilde ıslatmak suretiyle dökelim. Ben küçük bir kare borcamda pişirdim. Pişirme kabımızı yağlayalım. 
Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede üzeri kızarana kadar pişirelim.
Afiyet olsun :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...