"İmza: Karın" kitabı imza gününden...

Geçtiğimiz günlerde çok manidar bir organizasyon vardı İzmir'imde; bir imza günü. Empati kurduğum, kimi zaman yalnızlığımı alan ve farklı farklı üretimleriyle paylaşımlarda bulunduğumuz blog arkadaşlarımdan Çayım taze bloğunun kıymetli yazarı nam-ı diğer Heyyfi'min davetlisi olarak katıldım. Birlikte ve daha çok izleyerek katıldığım imza gününden çok mutlu ayrıldım. Yaş, sınır farketmeksizin tam 128 özel kadının duygularıyla imzalarını attıkları kitabı tek nefeste ve iştahla okudum; doymadım çevirdim bir daha okudum. 
Yaşanmışlıkların, kayıpların ve hayallerin öyküleriyle dolu buram buram aşk kokan bir kitap. Tabi benim için en özeli Heyyfi'min aşk mektubuydu :) Karşılıksız beslediğimiz duyguların, görüştüğümüzde sarılarak anlam bulduğu dakikalardı ve çok keyifliydi canım. Dilerim yazıların ve başarıların daim olur ve dilerim arkadaşlığımız boyutlanır.
Sevgilerimle.....



                               





  Kitap ve STET hakkında:
http://imzakarin.com

Truffle Kurabiyeler

Truffle kurabiyelerimi her yaptığımda bu kez fotoğraflamalıyım diyorum ama bir bakmışım servis tabağımda pudra şekeri kalıntılarından başka birşey yok :).
Aslında görüntüsü herşeyi ifade ediyor. Fırından çıkarıp dinlenmeye aldığım kurabiyeler henüz ılık iken; bu kadar dinlenmek size yeter diyerek kahvemi hazırlıyorum ve tadına vara vara, yumuşacık, çikolata ve portakal aromasıyla özlenen kurabiyelerimi -görüntüsüne mest ola ola- varoluş amaçlarına uygun bir şekilde ödüllendiriyorum :)


İlk denememde  başarılı olamamıştım. Bu görüntüyü yakalayabilmek gerçekten deneyimle elde ediliyor. Ama yılmayın, yapımı oldukça kolay. Dinlendirme süresini dikkate alır ve bolca pudra şekerine bularsanız ve sadece püf noktası 10 dakika pişirirseniz başaramamak şöyle dursun, dillere destan bir iş çıkarmış ve lezzetine doyamayacağınız kurabiyeler yapmış olacaksınız.


Malzemeler:
1 su bardağı un,
25 gram kakao,
90 gram ince çekilmiş şeker,
1 çay kaşığı kabartma tozu,
25 gram tereyağı (2 yemek kaşığı),
1 adet yumurta,
40 gr bitter çikolata,
1 çorba kaşığı kirazlı brendi (yada portakal suyu),

Üzeri için:
Pudra şekeri

Yapılışı;
Unu, kabartma tozu ve kakaoyu bir kasede karıştırıp ince çekilmiş şekeri ve tereyağını ilave edip parmak uçlarımızla karışımı iyice ovalım.
Hafif çırpılımış yumurtayı, rendelediğimiz çikolata ve portakal suyunu koyup, karışımı toparladıktan sonra streç filme sarıp buzdolabında 1 saate yakın dinlendirelim.
Pudra şekerini çukur bir kaseye alalım ve çikolatalı karışımımızdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp iyice ve bolca pudra şekerine bulayalım. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine koyduktan sonra tekrar dinlenmek üzere buzdolabına terkedelim. 15 dakika kafi.
Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 10 dakika pişirelim.
Afiyet olsun :)

Kaymaklı Bulgur Pilavı

Lezzeti ve besin değeri ile sultan sofralarına layık bulgurun kaymaklı halini  ilk Arda'nın mutfağında izlerken keşfettim. Her türlü malzeme ile koşulsuz sevdiğim bulgurun bu hali de beni yerken büyüledi. Pişirdikten sonra yapacağınız son dokunuşla öyle şahane bir lezzet çıkıyor ki ortaya anlatılamaz, bir güzel afiyetle yenir ancak. Hey mübarek kaymak; her girdiğin ortama böyle lezzet, böyle güzellik getirilir mi yahu! :)) diyerek, kaymağın kahvaltıdaki uyumuna ilaveten, bulgurla buluşmasını da beğeneceğinizi ümit ediyorum.

Hayatınıza, tatlı anlarda ve güzel sofralarda eşlik etmesi dileğiyle...


Malzemeler:
2 su bardağı pilavlık bulgur,
3 su bardağı su,
2 yemek kaşığı tereyağı,
1 adet kuru soğan,
1 adet kapya biber,
1 adet havuç,
1 adet kabak,
1 yemek kaşığı domates salçası,
1 yemek kaşığı acı biber salçası,
1' er çay kaşığı baharat
( toz kırmızı biber, kimyon, karabiber, tuz )
3 yemek kaşığı kaymak.

Yapılışı;
Kuru soğan, kapya biber, havuç ve kabağı çok minik -tabiri caizse "sıçan dişi" :)) büyüklüğünde doğrayalım.
Tereyağını tencereye alıp kızdıralım ve sebzeleri 5 dakika kavrulmak üzere bırakalım. Daha sonra yıkadığımız bulguru tencereye salçalar ile birlikte ekleyip karıştırarak bir 5 dakika daha kavuralım. Baharatları ve suyu ilave ederek karıştırıp tencerenin kapağını kapatarak 12 dakika sürecek pişme işlemi için kısık ateşte pilavımızı terk edelim.
Piştikten sonra ateşten alıp kapağı açmadan 15 dakika dinlenmeye bırakalım. Süre sonunda 3 yemek kaşığı kaymağı ekleyip harmanladıktan sonra sıcak olarak servis yapalım.
Afiyet olsun :)

Hindistancevizli Kurabiye

Önce koku alma duyumuzla başlıyor beslenme serüvenimiz, daha sonra işitme, görme, dokunma ve tatma duyumuz ile son buluyor. Bu duyulara zamanla yaşanmışlıklar ve tecrübeler ekleniyor. Beraberinde tercihler ve kültür farklılıkları da eklenince  mutfağımızı çevreleyen damak tadımız oluşuyor.
Sunum konusuna değinecek olursak bence lezzetininde önünde. Önce gözümüzün açlığını doyuracak ki, aklımız bayram ederken midemizde mutlu mutlu hazmedebilsin. :)
Sevgili arkadaşım Nilay'dan aldığım  hem içi, hem dışındaki hindistan cevizi ile pişerken çılgın gibi kokan ve yerken ağızda dağılan (ki bu da bir paket margarinin marifeti) hindistan cevizli kurabiye tarifim huzurlarınızda.



Malzemeler:
1 paket margarin,
1,5 su bardağı pudra şekeri,
2  yumurta,
6 çorba kaşığı hindistan cevizi,
1 kabartma tozu,
4 su bardağı un


Yapılışı;
Oda sıcaklığında yumuşamış margarini, pudra şekerini, 1 yumurtanın beyazı ayrılmış şekilde yumurta sarılarını, 3 kaşık hindistan cevizini ekleyip yoğurmaya başlıyoruz. 4 su bardağı un ve kabartma tozunu karıştırıp yavaşça yumurtalı karışıma ekliyoruz ve yoğurmaya devam ediyoruz. Un miktarı az gelirse ekleyebilirsiniz. Ele yapışmayacak bir hamur kıvamında olmalı ama çok da katı bir hamur istemiyoruz. Gerekirse elinize sıvıyağ döküp (bu işinizi kolaylaştıracaktır) ceviz büyüklüğünde şekiller verip yuvarlayalım. Yumurta akına ve kalan 3 kaşık hindistan cevizine bulayıp, yağlanmış yada yağlı kağıt serilmiş fırın kabına aralıklı olarak yerleştiriyoruz.
180 derecede 25 dakika pişiriyoruz.
Afiyet olsun :)

Yumurtalı Etimek Salatası

Görüntüsüyle büyülendiğim ve hafif mi hafif lezzetiyle yemeğe doyamadığım etimek salatasını sizinle paylaşmaktan zevk duyuyorum. Tarif Özge'nin oltasına ait, malzemeleri görür görmez lezzetini tahmin ediyorsunuz aslında ama salata yapımı bitip, buzdolabında dinlendirdikten sonra tahmin edeceğinizden de öte bir lezzet çıkyor ortaya. Soğuk ve haşlanmış yumurta ile bir alıp veremediğiniz yoksa bence bu görüntü için bile denemeye değer. Tabiki sizin yaratıcılığınız salatayı yine damak zevkinize göre süslemek olacaktır; paşa gönlünüze kalmış. Dilerseniz sarı veyahut kırmızı taze biberleri rondodan geçirip renklendirebilirsiniz.


Malzemeler:
Etimek,
2 su bardağı yoğurt,
5 çorba kaşığı mayonez,
2 diş sarımsak,
1 bağ dereotu,
2 adet haşlanmış yumurta,
Tuz
Yapılışı;
Tarif kişi sayısına göre değişkenlik gösterebilir. 10 adet etimek  kullanarak yaptığım salatayı öncelikle sarımsakları rendeleyip, yoğurt ve mayonezle karıştırarak başlıyoruz işe. Çukur bir kaseye yoğurtlu karışımı alıp, etimekleri yoğurda batırarak servis tabağına yanyana diziyoruz tek kat olacak şekilde.
Kalan yoğurdu servis tabağına, etimeklerin üzerine dökeceğiz. Böylece aradaki boşluklarda yoğurtla dolacak ve görüntüyü tamamlayacak.
Diğer yanda haşlanan yumurtaların sarı ve beyazlarını birbirinden ayırıp, önce beyazını rondodan geçiriyoruz. Servis tabağımızı resimdeki gibi süslüyor ve devam ediyoruz yumurta sarılarını rondodan geçirerek süsleme işlemimize. 
Son olarak yıkayıp, kurutup, ince doğradığımız dereotlarını da dikkatlice yerleştiriyoruz servis tabağına ve en az 1 saat dinlendiriyoruz buzdolabında.
Afiyet olsun :)

 
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...