Mayasız Poğaça

Öyle pratik öyle süratle yapılabilen bir poğaça ki can kurtaran gibi gelecek size eminim :) 
Malzemelerin oda sıcaklığında olması gerekmiyor. Aman efendim kıvamı  tutturamadım, maya gelmedi, maya koktu derdi hiç yok. Eğlenerek ve iyice yoğurarak tek  hamlede, bir  bakmışsınız fırında sırıtarak size bakıyorlar.
Sonuç az zahmetle elde edilen 1 tepsi poğaça. Ölçü az. Çarpı 2 yapıp miktarı artırabilirsiniz.

İç malzeme keyfe keder, kabul eder, afiyetle, sevgiyle...



Malzemeler:
1 su bardağı yoğurt,
1 çay bardağı sıvı yağ,
1 yumurta,
1 kabartma tozu,
3 su bardağı un,
Tuz

-İçi için lor peyniri
-Üzeri için yumurta sarısı ve ayçekirdeği içi

Yapımı;
Sırayla yumurta akı, yoğurt, sıvı yağ ve tuz eklenip hafifçe yoğrulmaya başlanır. 3 su bardağı un ve kabartma tozu elenerek  ilave edilir. Hamur iyice yoğrulup ele yapışmayacak bir kıvama geldiğinde ceviz büyüklüğünde parçalar halinde koparılarak içine lor peyniri eklenip yuvarlanır. Yumurta sarısı ve ayçekirdeği içi ile üzerini süsledikten sonra 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
Afiyet olsun :)

Kar Topları

"Kış geliyooooor bağıra çağıra sevmemm miii!.."

Yazın hareketli, heyecanlı ve coşkulu günleri yerini
kışın dingin, uzun ve huzurlu gecelerine bırakıyor çogunlukla.
Biriken film arşivleri o uzun gecelerde tüketiliyor, yazın ötelenen eş dost ziyaretleri yapılıyor, iç hesaplaşmalar ve  bütün bir yılın muhasebesi... 
Uzun soluklu sohbetlerle şenlenen  sıcacık evler ve içecekler...

Kışın en belirgin sembollerinden birkaçı  benim için gidilen her mekanda içilen salep ve yapılan her alışverişte vazgeçilmezim kestane  :))  
Hal böyleyken kış geceleri sürekli bir gelsin tatlı, gelsin çerez, gelsin meyve vaziyeti bizi dönülmez akşamın ufkuna taşıyor. Kış gecelerinin faturası, yazın bize verilemeyen kilolar ve şişirilmiş ötv  olarak geri dönüyor.
Yemek için mi yaşamak; yaşamak için mi yemek felsefesi her kişi için farklılık arz eder. Bi gurme değiliz belki ama :)) zevkle yemeyi de biliriz icabında. Bugün adından da anlayacağınız üzere kışı çağrıştıran bu tombul kar toplarını sunuyorum; iştahınıza sağlık...


Malzemeler:
100 gr margarin,
1 su bardağı un,
2.5 su bardağı süt,
1 su bardağı şeker,
1 vanilya,
2 muz,
200 gr hindistan cevizi

Yapılışı;
Margarin ile un az miktarda kavrulur ve malzeme sırasına göre süt, şeker ve vanilya eklenerek sürekli karıştırmak sureti ile pişmesi sağlanır. Oldukça yoğun bir kıvam alan muhallebimiz 1 gece dolapta beklemek üzere soğumaya terkedilir. Ertesi gün tatlımızın yapımına başlarız. İyice demlenen ve katılaşan muhallebiden elimize ceviz büyüklüğünde koparıp içine doğranmış muz dilimi ekleyerek şekil verdikten sonra hindistan cevizine bulanarak hazırlanır.
Lezzeti hafif, sunumu özel bir tatlı.
Afiyet olsun :)

Fava


Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişen baklanın bildiğim üç çeşidi mevcut. Sakız baklası, sultani bakla ve bayrampaşa baklası. Zengin demir, kalsiyum ve vitamin içerdiğinden mütevellit insan sağlığı için mühimdir.
Rakı sofralarının da elzem olan  kavun ve peynir  ikilisinden sonra en çok tercih edilenidir :))  Eee rakı da böyle ağır abi mezeler ister yanında, öyle hafife almaya gelmez. Neyse adabı gerekeni yapılır o sofraların. Çünkü bilinirki güzel dostlar eşlik edecek o sofraya ruh besleyen müzik ritimleri ile ve asıl tadından yenmez sohbetler ardı ardına; gece bitmesin, sabahlar olmasın istenir güzellikler içinde...


Malzemeler:
2 su bardağı kuru iç bakla,
4 su bardağı su,
3 adet kesme şeker
Yarım limon suyu,
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Tercihen tuz


Yapılışı; 
Su, bakla ve şekerler haşlanmak üzere tencereye konularak ocağa alınır. Kaynadıktan sonra altı kısılır ve kısık ateşte baklalar eriyene  kadar haşlanır. Pişen karışıma limon suyu ve zeyinyağı eklenerek el mikseriyle pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırılır. 

Ben dereotu ile süsledim; siz sevdiğiniz başka bir sebze ile de süsleyebilirisiniz.
Afiyet olsun :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...